7 Ocak 2016 Perşembe

13 Aylık Becerikli

13. ayında Türkiye'deydik. Pıtır pıtır yürümeye başladı. Tam gaz masa etrafında dönüyor.

Mama sandalyesinin basamaklarına tırmanıp suluğunu alıyor.

Abisinin taburesine tırmanıp masaya çıkmış bir gün, babası gösterdi. Hemen tabureyi kaldırdık oradan.

Kendi başına çatal ve kaşık tutup ağzına götürebiliyor epeydir.

Sanıyorum ki bana 'Memi' diyor, ya da herşeye öyle diyor.

Bilinçli olarak ise, meme, dede, au (su), dıgıdıgı (gıdıklamak) söyledikleri.

Herşeyi anlıyor, giyinmeyi, bıcı bıcıyı, yemeği, abisini, babasını, gezmeyi vs.

Hala deli gibi dans ediyor, bazen çamaşır makinesi bip sesinde bile!

Genelde neşeli ve yapamayınca yapana dek uğraşan bir tipitip oldu. Fakat, son birkaç olayda yapamayınca sinirlenip, öfkeden zıpladığına şahit oldum.

Elinden sevdiği birşeyi alınınca, örneğin ekmek parçası, kendini yerlere atıp bas bas ağlıyor hem de gözyaşlarıyla!

Çok meraklı. Açıkta birşey görmesin!

Çok sevecen. Gelip sarılıyor. Kafasını omzuma yaslıyor.

Gece uykuları güzel, sabah 5-6'ya dek deliksiz uyuyor. 11 gibi biberonla süt veriyorum uyku arasında.

Yemesi de iyi, abisine göre. Porsiyonları aynı neredeyse.

Ne yazık ki şimdiden çikolata, dondurma, yeşil çay, kahve gibi şeylerin de tadına baktı. İkinci çocuk bu konuda da rahat büyüyormuş...

Bayıldığı en ilginç şey, somon füme!

Eti, sebzeye tercih ediyor. Brokoli ve domates sevdikleri...

Legoları bir başına takıp çıkarabiliyor epeydir. Birşeyleri birşeylerin içine koyuyor ve çekmece dağıtmaya bayılıyor.

Bazen eline bir kitap alıp sırtüstü yatıyor.

Arada bir uykulara, özellikle de öğleden sonrakilere itiraz ediyor. Abisi de evde olunca hiç uyumak istemiyor.

Sarılınca bize huzur veriyor.

Gıdıklanmayı, mıncıklanmayı, öpülmeyi çok seviyor.

Biz de onu çok seviyoruz... İyi ki doğurmuşum diyorum her geçen gün...

Artık bebekliği bitiyor ve toddler oluyor. Fikirleri, tercihleri olan bizden biri artık o da...

6 Ocak 2016 Çarşamba

Korku Filmi

Hay gitmez olaydık şu 'Çılgın Dostlar' isimli filme. Bir saatlik güzel olayların içine 1-2 dakikalık korkunç (sadece dişleri) kurt adamı koymuşlar. Yani bu sebeple son bir haftadır, oğlum tek başına bir odadan diğerine gidemez oldu. Gece uykuları paramparça. Hepimizin...

Haydi tatilde neyse dedik, geçer bir haftaya dedik, suyuna gittik. Fakat evimize döneli, okulu başlayalı 3 gün oldu. Hala geceleri kız kardeşi dahil herkesi ayağa dikiyor. Oysa gündüz konuşuyoruz;
Kuş adam diye birşey var mı? Yok.
Köpek adam gördün mü hiç? Hayır.
O zaman....Kurt adam diye de birşey yok değil mi? Evet...

Fakat geceleri, gözünü kapatınca aklına geliyormuş. Kısacası kendi başına tuvalete gidemez bir halde.

Ne yapacağımı şaşırdım. Umuyorum ki geçecek, ama sonuçta uyuyamayan ve ertesi sabah işe giden baba, uyandırılan bebek ve anne olarak sabrımız biraz azaldı.

1 Aralık 2015 Salı

1 Yaş Düzeni - Kız Bebek

Geçenlerde 1. yaşını kutladık. Çabucak geçti değil mi? Bence öyle...

Değişiyor bu aralar. Bazen uykuyu seviyor, bazen uyumamak için yatakta oyunlar oynuyor. Birkaç gün güzel güzel yemek yiyor, birkaç gün sevdiği şeyleri yere atıyor. Ağzından çıkarıyor. Belki de dişleri olmadığından ya da çıktığından. Hala 2 diş...

Boyu 74cm, kilosu 9.5... Ortalamada gidiyor kız bebeklere göre.

Sabaha karşı 5, 5:30 veya 6 gibi uyanıyor. Gidip emziriyorum. Tekrar yatırıyorum. Uyuyor sanırım bir süre daha. 7'ye doğru kalkıyor artık, genelde kaka yaparak, yani bağıra çağıra...

7:30-8:00 gibi kahvaltı ediyoruz. Bazen yumurta yiyor, bazen ekmek veya yulaf ezmesi, bazen de mama.

9'a dek oyun oynuyor. Yahut ben evi toparlarken etrafımda geziyor, sözde bana yardım ediyor...

9 gibi yatırıyorum. Genelde 5-10 dakika içinde uyuyor. Bazen de 9:30'a dek oynuyor ve sonra bağırmaya başlıyor. Gidip kucağımda sallıyorum 2-3 dakika, uyuyor. Genelde 1.5 saat...

11'e doğru uyanıyor. Bir takım oyunlar falan...

12'de öğle yemeği yediriyorum. Ya da 11:30'da atıştırmalık verip, yemeği 12:30'a sarkıtıyorum. Abisinin okul durumuna göre.

Sonrasında oyun, ya da dışarı çıkıyoruz.

13:30-14:00 gibi emziriyorum ve günün ikinci uykusuna yatıyor.

Uyuduğu ana ve yorgunluğuna göre, bazen 1, bazen 1.5 bazen de 2 saat uyuyor.

Uyanınca 16:00 gibi en geç atıştırmalık birşeyler yiyorlar.

Akşam yemeği de 17:30 - 18:00 gibi.

Yatmadan önce tekrar emziriyorum; ama genelde tok olduğundan pek emmiyor. 19:00 - 19:30 gibi yatmış oluyor. Emzikleriyle, biri ağzında diğeri elinde...

23:00 civarı, o uyanırsa ya da uyanmazsa bir biberon 150-160ml formül süt veriyorum. Uyku arasında içiyor.

- Bizim yatak odasında tek başına uyuyor, odayı ona tahsis edip kaçtık.
- En sevdikleri yoğurt ve muz.
- Genelde herşeyi yiyor, bazı günler seçici oluyor.
- 1. yaşını doldurunca bal verdim, sevmedi.
- Dondurma yalamaya bayılıyor.
- Ben çay içerken yanıma gelip, cıss cıss diyor üflüyor, içmek istiyor.
- Kuru üzümü avuç avuç yiyor.
- Meyve seviyor, sebzeyle pek arası yok; ama bugün hardal soslu marul yedi mesela?
- Emzirme olayını pek sevmiyor, ben teklif etmesem aramıyor. Ben de kışı atlatalım diye emsin 1-2 yudum ilaç niyetine diye düşünüyorum.
- Doktoru, 1 yaşında 300ml süt veya 300 gr yoğurt günlük yeterli dedi. Sanırım o kadar alıyordur toplamda...
- Yalandan ağlamaları meşhur bu ara.
- Abisinin legolarına saldırıyor. Abisi de ona saldırıyor...

4-5 adım atıyor, ellerini bırakıp dans figürleri yapıyor. Müziğe karşı epey ilgili. Daha 2-3 hafta önce bebek gibiydi, şimdi çocuk oldu birden sanki. Herşeyi kendi yapmaya çalışıyor. Yemek dahil!
Küçük, huysuz ve tatlı kızım, yumuşağım...

25 Kasım 2015 Çarşamba

Yürüdün!

Bugün, 25 Kasım 2015 ve 3-4 adım attın... 

B teyzenin evinde... İlk kez... Çok yorgundun belki ondan; ama ilk adımların yaşınla geldi minik kızım.

Gel...
Annie
Annannie
Baba
Dede
Cici
Gıdı gıdı
Mama
Em
Meme
Dıgıl dıgıl

Söylediklerin şimdiye dek.

18 Kasım 2015 Çarşamba

Nice Yaşlara B'tanem...

Az önce odaya girdim, uyanamadın. Yanına gelip okşadım ellerini. Uyanmadın. Anneanneni çağırdım, o da sevdi seni, uyanmadın. Biberonu ağzına dayadım, kıpırdadın. Kucakladım ve sütünü içirdim kucağımda. Gözlerin kapalı... Cuk cuk emdin, bitince emziğini aradın. Yerine yatırdım, emziğini verdim. Uyudun...

Duyduğun her gürültüde dans ediyorsun. Müzik, oyuncak, at kişneme sesi, kahve makinası öğütücüsü sesi... Öyle tatlısın, öyle sorunsuz bir bebeksin ki, buraya yazmaya korkuyorum değişme diye. Tek huysuzluğun karnın acıkınca. Çünkü biraz obursun :)

Geçen Pazar, 2 gün önce doğum gününü kutladık. Melek kızım benim. Cadı kızım benim. İyi ki doğurmuşum seni. Son bir senedir beni yorduğun gecelerin sayısı 1-2 elimin parmaklarını geçmez... geçen sene bu saatlerde gece, tam da yatağa yatmışken uyumak için sancılarım başlamıştı. Geçer sandımdı, geçmedi. Kalkıp anneannene seslenmiştim. Oturmuştuk 1-2 saat. Kanama başlamıştı. Duşa girmiştim, barsaklarım boşalıyordu, tuvaletten çıkamıyordum karın ağrısından. Birkaç saat böyle geçtikten sonra babanı uyandırmıştım. 'Kızımız geliyor' diye. 'Ha tamam' deyip geri yatmıştı uyku sersemi. 

Sonra hastane, kontroller, gece bitti ve sabah sen doğdun. Minik, tombik, pempe ve şiş yüzün, aklımda hala. Güzel kızım, canım kızım...

1. yaş günün kutlu ve mutlu olsun. İyi ki bizim kızımız oldun, kendine anne diye beni seçtin. Beni çok mutlu ettin. Çok güzel bir hayatın olsun önünde. Hep gül, hep dans et şimdiki gibi. Hep eğlen, hiç dert etme bir şeyi. Zaman çabuk geçiyor ve hiç bir şey üzülmeye değmiyor. En büyük acılar, birkaç sene sonra unutuluyor. O yüzden üzülmen de, sıkılman da, en fazla 10 dakika sürsün. Hayat çok hızlı geçiyor... Yaşanacak güzelliklerse çok...

Seni çok seviyorum. İnan bana, abin varken sen karnımdayken diyordum ki, acaba ikinciyi de birinci kadar sever miyim? Doğdun, sevmeye başladım, sevdim. Çok... Diyorum ki bazen, acaba abini de bu kadar sevdim mi?...

Çok garip bir duygu, anne olursan anlarsın. Anne sevgisinin sınırı yokmuş...

Çok mutlu ol b'tanem. Tüm güzellikler seninle olsun. Ailemizi tamamladın. Hoşgeldin...

8 Ekim 2015 Perşembe

Dişler... Huylar...

İlk diş 1 Eylül, ikinci 1 Ekim'de çıktı... Ben farkettim ya da. Üçüncü görünürde değil...

Uykuları bozuldu. Bazı günler iyice huysuz oldu. Abisine sinirlenmeye başladı, titreyerek hem de! 

Abisi kucağıma gelince, o da gelmek istedi. Sonra çekil gitti bir başına oynamaya. Garip kız, ilgi ister oldu. Beni arar oldu. Babası gelince kapıya hızla emekler oldu. 

Hala cadı...

11 Eylül 2015 Cuma

İlk Diş

Eylül 1'de farkettim ağzındaki ilk minik mini minik dişi. 9. ayda. Ön sağ alt geldi önce...

Mama, meme diye ağlaması, baba baabaa seslenmesi, gel gel demesi ne kadar bilinçli bilmem ama artık bıcır bıcır bir kızımız var.

Rahatça sıralıyor, elinden tutunca birkaç adım gidiyor. Emeklerken çok hızlı. Ortada kimseyi göremeyince tuvalet kapısı önünde ağlıyor.

Abisiyle oynuyor, alt alta üst üste, kıkır kıkır. Ona karşı toleransı çok yüksek, bazen ben bile şaşıyorum haline.

Canı çok yanınca nefesini tutuyor. Belki 30 saniye... O an ben panik oluyorum, kalbim hızla atıyor. Sonra büyük bir ciyaklama ile ağlıyor. Elleri titriyor. İkimiz de korkuyoruz.

Son 2 gündür, sabahın 5'inde uyanıyor. Kaka yapmış. Temizliyorum. Uyusun diye emziriyorum, yatırıyorum. Sonra gazla birlikte sulu kaka patlaması yaşıyoruz. Sabah 6'yı buluyor tekrar yatmamız. 7'de abisi kalkıyor okula gitmek için...

Gün ortasında da aynı şekilde oluyor. Dişten mi yoksa ishal mi bilemiyorum. Abisinde rota virüs olayını acılı ve sancılı yaşadığımızdan kızımıza rota virüs ilacı verildi.

Halbuki birkaç kez 11/12 - 6 arası deliksiz uyumuştuk ne güzel...